Yazılara Dön

Kıbrıs Kış Mevsimi: Yeşeren Tepeler ve Boş Kumsallar

Kıbrıs Kış Mevsimi: Yeşeren Tepeler ve Boş Kumsallar

Kıbrıs kış mevsimi, adayı yalnızca yaz aylarında görenlerin pek tanımadığı bir yüzle karşılar. Aralık ile şubat arasında gündüz sıcaklıkları çoğu zaman ince bir ceketle dolaşmaya yeter; sabahın serinliği öğleye doğru dağılır, güneş alçaktan vurur. Kıyı kasabalarında hava, iç kesimlere ve tepelere kıyasla birkaç derece daha ılık kalır. Ocak genellikle yılın en serin ayıdır, ama bu serinlik kalın montlar ya da kar manzaraları anlamına gelmez. Deniz yüzmek için soğuktur; buna karşılık kıyı boyunca yürümek, oturmak ve bakmak için havanın bir engeli yoktur.

Yağışlar genellikle ekimde başlar, mart sonuna kadar aralıklarla sürer; en bol oldukları aylar aralık ve ocaktır. Yağmur çoğu zaman sağanak biçiminde iner, birkaç saatte geçer, ardından gökyüzü açılır. Bu ritim, yazdan kalma sararmış yamaçları birkaç hafta içinde bambaşka bir renge çevirir. Kasım sonunda kahverengi duran tepeler, ocak ortasına gelindiğinde koyu yeşile döner. Yağmurun ertesinde yollara ıslak toprak, kekik ve funda kokusu yayılıyor.

Ovada bu değişim daha da belirgin. Sonbaharda ekilen arpa ve buğday tarlaları kış boyunca yeşil kalır; Mesarya'nın orta kesimleri şubatta geniş bir çayır görüntüsüne bürünür. Sabahları düzlüğün üzerinde alçak bir sis birikir, güneş yükseldikçe dağılır. Köy yollarında keçi sürüleri bu aylarda daha rahat otlar; çobanlar hayvanları tepe eteklerine kadar çıkarır. Tarla kenarlarında yeşeren yabani otları toplamak da kışın köy alışkanlıklarından biridir.

Kış aynı zamanda narenciyenin mevsimi. Güzelyurt ile Lefke çevresindeki bahçeler adanın en verimli tarım alanları arasında sayılır; portakal, mandalina, greyfurt ve limon ağaçları bu aylarda yüklüdür. Lefke'nin Yafa portakalı, adanın dışarıda en çok bilinen ürünlerinden biri olarak anılır. Kasaba pazarlarında sandık sandık narenciye yığılır, sıkma portakal suyu hemen her tezgâhta bulunur. Bahçesinde tek bir limon ağacı olan ev bile kış boyunca mutfağına yetecek ürünü toplar; mandalina kabuğunun kokusu bu aylarda evlerin içine siniyor, kabuklar kurutulup çay demlemekte ya da tatlıda kullanılıyor.

Kumsallar kışın en çok değişen yerlerdir. Yazın şemsiye sıralarıyla dolan kum şeridi aralıktan sonra neredeyse tümüyle yürüyüşçülere kalır; İskele'de Long Beach kumsalında kilometrelerce ilerleyip yalnızca birkaç kişiyle karşılaşmak olağandır. Rüzgâr dalgayı yükseltir, kıyıya deniz kabuğu ve yosun bırakır; yağmurun ardından kum sertleşir, ayak izleri uzun süre silinmez. Spoint Construction'ın bu kıyı hattının gerisinde yürüttüğü VivaMore gibi sahile yakın yerleşimlerde kış, kumsalın en çok kullanıldığı dönem sayılabilir; yürüyüş için sezon beklemek gerekmiyor.

Dağ patikaları kışın çok daha rahat yürünür. Kuzey kıyısı boyunca uzanan Beşparmak Dağları dar ve kayalık bir sırt oluşturur; en yüksek noktası Selvili Tepe bin metreyi aşar. Yaz sıcağında zorlayan tırmanışlar aralık ile şubat arasında serin, gölgeli bir yürüyüşe dönüşür; patika kenarlarında keçiboynuzu ve yabani zeytin ağaçları sıralanır, taşlık bölümlerde mersin çalıları yol boyunca devam eder. Çam ve servi kokusu nemle birlikte ağırlaşır, bazı sabahlar sırtın üzerinde sis birikir. Koruçam Burnu'ndan Karpaz'ın ucuna uzanan etaplı yürüyüş rotası da bu sırtı izler; günler kısa olduğu için yola erken çıkmak gerekir.

Havanın berraklığı kışın görüş mesafesini artırır. Açık günlerde kuzey ufkunda Anadolu kıyısının dağ silueti seçilebiliyor; aynı hat yaz pusunda çoğu zaman kaybolur. Yağmurun ardından gökyüzü sık sık berraklaşır, deniz cam gibi bir yüzeye döner. Kuzeyden esen rüzgâr kimi zaman birkaç gün üst üste sürer, sonrasında hava yeniden durulur. Balıkçılar sabahın erken saatinde kıyıdan açılır; limanlarda ağ onarımı ve tekne boyama işleri bu aylara denk gelir.

Kış, ada temposunu belirgin biçimde yavaşlatır. Sahil kafelerinin bir bölümü kısa mesai yapar, su sporları duraklarının çoğu bahara kadar kapalıdır. Kasabalarda sıra beklemek diye bir şey kalmaz; sabah kahvesi içilen yerlerde masaların çoğu yerlilere ait olur, konuşmalar uzar, kimse acele etmez. Tarihî yerleşimlerde ve müze avlularında da insan yoğunluğu düşer; taş sokaklarda yankılanan tek ses çoğu zaman kendi adımlarınızdır. Köy meyhanelerinde masalar içeri alınır; akşamlar erken başlar, ocak yakılan evlerin bacasından çıkan zeytin odunu dumanı sokaklara siner.

Yağmurun getirdiği en görünür değişim kır çiçeklerinde yaşanır. Siklamen kışın ortasından başlayarak taş duvar diplerinde ve gölgeli yamaçlarda belirir. Ardından anemon, müskari ve çiriş otu gelir; şubat ile nisan arasında tepe yamaçlarında dağınık renk lekeleri oluşur. Şubatta badem ağaçları çiçek açar, köy yollarında beyaz-pembe bir sıra kurulur. Bu görüntüler birkaç hafta sürer, hava ısınınca hızla geçer.

Kışın gün ışığı erken çekilir; yine de güneşli günlerin sayısı azalmaz. Ilık günlerde kıyı kafeleri dış masalarını yeniden çıkarır, ertesi gün rüzgâr sertleşince her şey içeri taşınır. Adaya bu aylarda gelenlerin çoğu burayı kalabalıksız görmek istiyor; yürümek, köy yollarında dolaşmak, bir meydanda oturup saatlerce kalmak sıcaklığın ve yoğunluğun düştüğü dönemde daha kolay. Yağmur araya girdiğinde plan kendiliğinden değişir, mola uzar, ertesi sabah tepeler yeniden yürünecek hâle gelir. Kıbrıs'ın kış hâli gösterişli değildir; ama adayı yalnızca ağustos sıcağında tanıyanlar için epeyce yabancı bir manzaradır.

Diğer Yazılarımız

UPTOWN projects contact image
SPOINT İLE TANIŞIN
BÜYÜK FİKİRLER SAĞLAM TEMELLERLE BAŞLAR
Bize Ulaşın
Sizi Arayalım Hemen Arayın
decorative lines pattern