Yazılara Dön

Kıbrıs Halk Müziği: Sirtolar, Zeybekler ve Maniler

Kıbrıs Halk Müziği: Sirtolar, Zeybekler ve Maniler

Kıbrıs halk müziği, adanın yüzölçümüne bakınca beklenmeyecek kadar geniş bir dağara sahip. Akdeniz'in ortasındaki bu kara parçası yüzyıllar boyunca farklı dillerin ve farklı ezgi kalıplarının uğrağı oldu; hepsi köy meydanlarında, harman yerlerinde ve düğün avlularında birbirine karıştı. Adada müzik uzun süre kayıt yoluyla değil, kulaktan kulağa ve düğünden düğüne taşındı. Ortaya çıkan ses, Anadolu'dan tanıdık gelen bir omurgayla adaya özgü bir söyleyişin birleşimi. Usulü tanırsınız, ama sözün vurgusu ve kemanın süslemesi sizi başka bir yere götürür.

Ada dağarının belkemiğinde sirtolar duruyor. Aziziye Sirtosu, Şeher Sirtosu ve Kozan Sirtosu bu ailenin adı en çok anılan halkalarından. Oyunun adı çoğu zaman derlendiği yeri ya da çalındığı anı işaret ediyor; bu yüzden bir sirtonun adını bilmek onun nerede doğduğunu da az çok anlatıyor. Sirtolar çoğunlukla erkeklerin hızlı figürlerle oynadığı oyunlar sayılır; buna karşılık kına gecesi gibi kadınların meclis kurduğu ortamlarda kadın ekipleri aynı ezgilerle sahneye çıkar. Halka düzeni bozulmadan yapılan dönüşler, oyunun temposunu tek tek oyunculara değil topluluğa yükler.

Zeybek, adadaki Anadolu mirasının en görünür kolu. Dokuz zamanlı ölçüsüyle ağırbaşlı bir duruş isteyen bu oyun, Kıbrıs'ta çoğu zaman daha hareketli ve keskin bir yorumla karşımıza çıkıyor. Diz vuruşu, kolların açılışı ve yere iniş anı ekipten ekibe küçük farklarla aktarılıyor; bir köyün ustasından öğrenilen figür başka bir köyde biraz değişerek yaşamaya devam ediyor. Ekipler bu farkları hata saymıyor, aksine hangi yöreden geldiklerinin işareti olarak sunuyor. Ağır ve kıvrak biçimler arasındaki ayrım, toplulukların sahne düzeninde bilinçli olarak korunuyor.

Çiftetelli ise gecenin gevşeyen bölümüne ait, hem kadınların hem erkeklerin oynadığı bir oyun. Adının çifte tel anlamına geldiği ve çalgıda iki telin birlikte kullanılmasından doğduğu söylenir. Kadın figürlerinde bilek ile gövde hareketleri öne çıkarken erkek figürlerinde ayak vuruşu ve sıçrama belirginleşir. Gecenin ilerleyen saatlerinde tempo düşer, halka dağılır ve meydan tek tek oyunculara kalır. Aynı ezgi, oynayanına ve ortamına göre bambaşka bir görüntüye bürünür.

Çalgı tarafında baş rol tartışmasız kemanda. Ada kemancılarının yay kullanımında kendine has bir süsleme dili var; aynı türküyü iki ayrı köyün ustası çaldığında ezginin kıvrımları değişir. Kıbrıs'ta iyi kemancı, notayı doğru çalan değil, ezgiyi köyün ağzıyla söyleyebilen kişi sayılır. Kemanın yanında darbuka ritmi taşır, ud dağara yerleşmiş bir başka çalgıdır, kaval ile zil ince bir renk katar. Açık havada, gelin alayının önünde ise iş davul ile zurnaya kalır; küçük bir takımın ürettiği ses bile dar bir sokakta beklenenden kalabalık duyulur.

Sözlü tarafta türküler ve maniler birbirini besler. Dillirga ve Kebapçıların Şişi gibi parçalar ada dışında da tanınır hale geldi; ikisi de dinleyiciye bu müziğin kapısını aralayan adlar oldu. Maniler dörtlük halinde kurulur ve çoğu zaman asıl sözü son iki dizede saklar. Mani söyleme geleneği eskiden tarlada, harmanda ve imecede canlıydı; iki kişi karşılıklı mani düzerek birbirine takılır, kimi zaman ince bir eleştiriyi de bu yolla iletirdi. Bu atışmalar artık eskisi kadar sık duyulmuyor, ama tümüyle kaybolmuş da değil.

Adada müziğin toplumsal merkezi uzun süre düğün oldu. Söz kesme, kına gecesi ve gelin alma gibi aşamaların her birinin kendi ezgisi, kendi sırası vardı. Davul ile zurna sokakta ilerleyen alayın önünde giderdi; avluda kurulan meclis ise kemanla, darbukayla gece boyu sürerdi. Bu yüzden dağardaki pek çok parça doğrudan bir düğün sahnesinin içinden çıkmıştır. Geleneğin izini bugün de aynı ezgilerin kutlama programlarında ilk sıraya konmasında görmek mümkün.

Bu birikimi ayakta tutan asıl yapı bugün halk dansları toplulukları. Belediyelere, derneklere ve okullara bağlı ekipler haftalık provalarla figürleri çalışıyor, kostüm araştırıyor, eski kayıtlardan oyun kurtarmaya uğraşıyor. İskele'de de bu ekiplerin gösterileri yıl içinde kasaba meydanına ve kültür salonlarına taşınıyor; programı önceden bilmek çoğu zaman yerel duyuruları izlemeye bağlı. İskele'nin deniz tarafındaki VivaMore'da konsiyerj biriminin gündelik işleri arasında bu tür programları sakinlere aktarmak da var; birimi yerleşimin sabit bir parçası olarak planlayan isim ise Spoint Construction.

Gençlerin ilgisi konusunda tablo çelişkili ama umutsuz değil. Ekiplerin çocuk ve gençlik kadroları dolu, üniversitelerde kurulan kulüpler var; buna karşılık gündelik dinleme alışkanlığı büyük ölçüde popüler müziğe kaymış durumda. Bazı genç müzisyenler eski türküleri yeniden düzenleyip sahnede farklı çalgılarla yorumluyor. Bu yorumlar tartışma yaratsa bile parçaların adını yeni kuşağa duyuruyor. Ekiplerde çocuk yaşta başlayıp yıllar sonra eğitmen olarak aynı salona dönenler de var.

Bu müziği canlı duymak isteyene birkaç yol açık. Köy düğünleri hâlâ en gerçek ortam; davetli olmasanız bile avluda çalınan ezginin sesi sokağa taşar. Belediyelerin açık hava sahneleri, derneklerin yıl sonu programları ve ekiplerin halka açık provaları da izlenebilir. Adaya yolu düşen biri için en pratik yaklaşım, gideceği kasabanın kültür merkezi programına önceden göz atmak. Meraklısına derleme kayıtları ile arşiv çalışmaları da uzunca bir dinleme listesi çıkarır.

Diğer Yazılarımız

UPTOWN projects contact image
SPOINT İLE TANIŞIN
BÜYÜK FİKİRLER SAĞLAM TEMELLERLE BAŞLAR
Bize Ulaşın
Sizi Arayalım Hemen Arayın
decorative lines pattern