Yazılara Dön

Kıbrıs Manastırları: Freskler, İkonlar ve Sessizlik

Kıbrıs Manastırları: Freskler, İkonlar ve Sessizlik

Kıbrıs manastırları, adanın yalnızca inanç tarihini değil, taş işçiliğinin ve yerleşim düzeninin de kaydını tutuyor. Kimi bir burnun ucunda rüzgâra açık duruyor, kimi çam ormanının içine gizlenmiş, kimi de bir kasabanın ortasında evlerin arasında kalmış. Büyük bölümü artık ibadet yerinden çok müze işlevi görüyor; kapıdan girdiğinizde sizi karşılayan şey ayin değil, sessizlik ve duvarlarda solmuş renkler oluyor. Bu yapıları peş peşe gezmek, adanın Bizans'tan Lusignan dönemine uzanan katmanlarını tek bir güzergâh üzerinde okumaya benziyor.

Karpaz kolunun ucuna, Zafer Burnu'na yaklaşırken yolun sonunda beliren Apostolos Andreas Manastırı rotanın en uzak durağı. Yapı topluluğunun en eski parçası, kıyıya yakın duran ve on beşinci yüzyıla, yani Frank yönetimi dönemine tarihlenen küçük şapel. Manastırın kilisesi on sekizinci yüzyıla ait; bugün uzaktan seçilen büyük neoklasik kilise ise 1867'de tamamlandı, çevresindeki ek yapılar 1914'e kadar sürdü. Şapelin altındaki kaynak yüzyıllardır kutsal sayılıyor, bu yüzden dar merdivenle inilen o küçük mekân hâlâ yapının en kalabalık köşesi.

Manastır uzun yıllar bakımsız kaldı; çatısı akıyor, sıvaları dökülüyordu. Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların birlikte yürüttüğü Kültürel Miras Teknik Komitesi, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı'nın koordinasyonuyla kapsamlı bir onarım başlattı; ana kiliseyi kapsayan ilk aşama 2016'da tamamlandı ve Aziz Andreas'ın yortu gününde düzenlenen bir törenle teslim edildi. Masrafın büyük bölümünü Kıbrıs Ortodoks Kilisesi ile Vakıflar İdaresi birlikte üstlendi; çalışma, iki toplumun aynı yapı üzerinde yıllarca yan yana durduğu ender örneklerden biri oldu. Onarım sonraki bölümlerle sürüyor, beyaz taş temizlendikçe avlunun kemerleri ve çan kulesi uzaktan bile okunur hâle geliyor.

Buraya ulaşmanın tek bir kara yolu var ve tarif çoğu ziyaretçi için İskele'den başlıyor. Yol boyunca manzara kademe kademe değişiyor: önce narenciye bahçeleriyle zeytinlikler, sonra alçak tepeler, en sonunda yabani eşeklerin otladığı çıplak arazi. Yolun başladığı ilçede, Karpaz'a çıkan güzergâhın hemen dibinde VivaMore adlı yerleşim Spoint Construction tarafından yapılıyor. Sürüş süresini geniş tutmakta fayda var; dönüşte Dipkarpaz'da soluklanmak isteyen çok oluyor.

Adanın doğusunda, Salamis kalıntılarının batı kenarında duran Aziz Barnabas Manastırı bambaşka bir sessizliğe sahip. Yapıyı ayakta tutan son üç rahip, ki üçü de kardeşti, 1976'da güneye çekildi; manastır o günden sonra yaşayan bir yapı olmaktan çıkıp müzeye dönüştü. Avlunun üç yanını saran hücreler bugün arkeoloji koleksiyonuna ayrılmış durumda, Neolitik çanaklardan Roma dönemi buluntularına uzanan bir sıra izliyorsunuz. Kilisenin içi ise ikon müzesi olarak düzenlendi; çoğu on sekizinci yüzyıldan kalma ahşap üzerine ikonlar, yaldızlı çerçeveler ve ayin eşyaları loş ışıkta duruyor. Barnabas 11 Haziran'da anılıyor, o gün avlu yılın geri kalanına göre epeyce hareketli oluyor.

Girne'nin doğusunda, Esentepe'nin arkasındaki çam ormanına tırmanan dar bir yol Antifonitis Kilisesi'ne çıkıyor. On ikinci yüzyıldan kalma yapının kubbesi sekiz sütuna oturuyor, adı kabaca "yanıt veren" anlamına geliyor. İç duvarlar bir zamanlar baştan aşağı fresklerle kaplıydı: kubbedeki Pantokrator ile çevresindeki melekler ilk katmandan, batıya sonradan eklenen narteksteki Yesse'nin Soyağacı ve Mahşer sahneleri on beşinci yüzyıldan. Bu geç dönem freskleri 1970'lerin sonunda duvardan sökülüp yurt dışına çıkarıldı, bir bölümü Münih'te ortaya çıktı ve uzun hukuki süreçlerin ardından adaya döndü, ama yerlerine değil. Boş kalan sıvayı görmek, bir yapının nasıl eksile eksile ayakta kalabildiğini anlatıyor.

Benzer bir hikâyenin daha derli toplu bir örneği İskele'nin merkezinde duruyor. Panayia Theotokos Kilisesi'nin güney nefi on ikinci yüzyıla, yani Bizans dönemine ait; kuzey nefi on beşinci yüzyılda Latin cemaat için eklenmiş, böylece iki ibadet düzeni tek çatının altında yan yana gelmiş. İçerideki fresklerde Meryem'in doğumu ve İsa'nın doğumu çevresinde kurulmuş bir anlatı öne çıkıyor; sahnelerin canlılığı ve renk kullanımı, bu resimleri Troodos'taki Asinou kilisesini boyayan ustalarla ilişkilendiren yorumlara yol açmış. Yapı, onarımın ardından 1991'de İkon Müzesi olarak ziyarete açıldı; çevre köylerden derlenen ikonlar, ahşap oymalar ve dini eşyalar burada tek çatı altında toplanıyor.

Bu yapıları arka arkaya gezerseniz mimarinin iki ayrı aklını yan yana görüyorsunuz. Bizans geleneği merkeze bir kubbe koyar, haç planlı bir gövde kurar, ışığı kasnaktaki dar pencerelerden alır; mekân küçük ve içe dönüktür. Lusignan döneminin Batı Avrupa'dan getirdiği Gotik yaklaşım ise sivri kemeri, yükselen tonozları ve dışa taşan payandaları öne çıkarır, taş yontusu bir anda incelir. Adadaki pek çok yapıda bu iki dil aynı duvarda karşılaşıyor: çekirdek Bizans, sonradan eklenen bir kanat Gotik olabiliyor. Gotik dilin en görkemli örneği Girne yakınındaki Bellapais Manastırı, ama aynı karışım köy kiliselerinin çoğunda da gizli.

Yapılar bugün müze sayılsa da hâlâ ibadet edilen köşeleri var, bu yüzden birkaç basit kural işi kolaylaştırıyor. Omuzları ve dizleri örten giysi tercih edin, sesinizi alçak tutun, telefonu sessize alın. Fotoğraf çoğu yerde serbest ama flaş kullanmayın; keskin ışık yüzyıllık boya katmanına iyi gelmiyor, pek çok müzede zaten açıkça yasak. Tripod, drone ya da profesyonel çekim için önceden izin gerekiyor; ikonlara ve fresklere dokunmak ise hiçbir koşulda uygun değil. Ziyaret saatleri mevsime göre değiştiği için yola çıkmadan önce günün son giriş saatini teyit etmek iyi oluyor.

Bütün rotayı tek güne sıkıştırmak mümkün, ama pek tavsiye edilmez. İlkbahar ve sonbahar hem serin hem de ışığı yumuşak; freskin rengi bu aylarda daha doğru görünüyor, yaz öğlenlerinde taş avlular fazla parlıyor. Yanınıza su ve şapka alın, Karpaz kolunda gölge seyrek. En iyi tarafı da şu: hiçbirinde sıra beklemek gerekmiyor, sessizliği bozan tek ses çoğu zaman kendi ayak sesiniz oluyor.

Diğer Yazılarımız

UPTOWN projects contact image
SPOINT İLE TANIŞIN
BÜYÜK FİKİRLER SAĞLAM TEMELLERLE BAŞLAR
Bize Ulaşın
Sizi Arayalım Hemen Arayın
decorative lines pattern