Return to Articles

Kıbrıs Kuş Gözlemciliği: Göç Yolundaki Ada Rehberi

Kıbrıs Kuş Gözlemciliği: Göç Yolundaki Ada Rehberi

Kıbrıs kuş gözlemciliği, adanın haritadaki yerine bakınca kendiliğinden anlaşılan bir uğraş. Doğu Akdeniz'in ortasında, Anadolu kıyısıyla Afrika arasında duran bu kara parçası, iki kıta arasında gidip gelen kanatlar için doğal bir mola yeri. Kuzeyden inenler açık denizi aşmadan önce burada soluklanır; güneyden dönenler ilk karayı burada bulur. Adada bugüne dek dört yüzü aşkın tür kayda geçmiş, ama bu listenin yalnızca bir bölümü yıl boyu kalan yerleşiklerden oluşuyor.

Sayıların en hızlı kabardığı iki dönem ilkbahar ve sonbahar. Mart sonundan mayıs ortasına uzanan geçişte kuşlar kuzeye, üreme alanlarına doğru ilerler; hareket kısa ve yoğundur, bir sabah bomboş görünen çalılık ertesi sabah ötüşle dolabilir. Sonbahar göçü ağustostan ekim sonuna daha yayvan bir ritimle sürer, o yaz doğan genç bireylerin katılmasıyla kalabalık artar. Güneyli rüzgârın estiği bir gecenin ardından kıyıya inmek çoğu zaman iyi fikir; burada hava koşulları takvimden daha belirleyici.

Tuzlu sığ sular, ada boyunca en kalabalık toplulukları bir araya getiren yerler. Gazimağusa çevresindeki tuz göllerine kışın inen flamingolar uzaktan bakınca suyun üstüne çekilmiş pembemsi bir çizgi gibi görünür; yaklaşınca başlarını suya gömüp yanlamasına süzerek beslendiklerini fark edersiniz. Genellikle aralıktan marta kadar görülür, ilkbahar ilerledikçe sayıları azalır. Aynı sığlıklarda kışlayan ördekler ve çeşitli kıyı kuşları da yan yana beslenir. Bu alanlar yağış rejimine bağlı olarak yıldan yıla değişir; kurak geçen kışlarda bazıları neredeyse tamamen kurur, bu yüzden yola çıkmadan önce suyun tutup tutmadığını sormak zaman kazandırır.

İç kesimdeki su kütlelerinin en bilineni, Mesarya'nın doğusunda, Beyarmudu'na bağlı Köprülü köyünün yanı başındaki gölet. Kukla Sulak Alanı adıyla da anılan bu çevre uluslararası ölçekte önemli kuş alanı sayılıyor; kıyısına, kuşları ürkütmeden izlemeye yarayan bir gözlem noktası kurulmuş. Kışın ve göç aylarında ördekler, sakarmekeler, uzunbacaklar ve balıkçıllar burada toplanır, su çekildikçe açığa çıkan çamurluk kıyı kuşlarına sofra kurar. Ovanın mevsimlik gölcükleri de yağmurlu yıllarda beklenmedik türler ağırlar, kurak yıllarda sessiz kalır.

Adanın kendine ait kuşları arasında ikisi özellikle aranır. Kıbrıs ötleğeni (Curruca melanothorax) makilik ve garig örtüsünün içinde, alçak çalıların arasında dolaşan, göğsü lekeli, tedirgin bir tür; çoğu zaman kendisini görmeden önce kuru, çıtırtılı sesini duyarsınız. Kıbrıs kuyrukkakanı (Oenanthe cypriaca) ise mart ve nisanda gelip yazı adada geçiren, eylül sonunda Doğu Afrika'ya dönen bir göçmen. Taşlık yamaçlarda bir kayanın ya da kuru duvarın üstünde dimdik durup kuyruğunu titretirken tanımak kolaydır; ikisini aynı sabah görmek, alçak çalılıkla açık taşlığın birleştiği eteklerde mümkün.

Yırtıcılar başka bir sabır işi. Bu iri kuşlar kanat çırparak değil, ısınan havanın oluşturduğu yükselen sütunlara girip süzülerek yol alır, dolayısıyla geçişleri sabah ilerledikçe, yer ısındıktan sonra başlar. Beşparmak Dağları'nın doğu-batı uzanan uzun sırtı, en yüksek noktası bin metreyi biraz aşan bu ince duvar, süzülüşler için doğal bir hat oluşturur. Eylül başından ekim başına uzanan haftalar en hareketli dönem: arı şahini geçişi belirginleşir, aynı günlerde küçük orman kartalı ve ala doğan gibi türler de listeye girer. Bir noktaya oturup gökyüzünü tarayacaksanız, açık ufka bakan ve rüzgâr alan bir yamaç işinizi kolaylaştırır.

Adanın doğusunda, İskele çevresindeki kıyı şeridi de bu ağın parçası. Kumsalın gerisindeki tuzcul otlaklar, kışın su tutan çukurlar ve dere ağızları; kıyı kuşlarına, balıkçıllara ve küçük ötücülere dinlenme alanı olur. Spoint Construction'ın İskele'de sürdürdüğü VivaMore da bu kıyı hattının üzerinde; gözlem için sabah erkenden birkaç yüz metre yürümek çoğu zaman yeterli oluyor. Long Beach kumsalının henüz sessiz olduğu erken saatlerde su kenarı boyunca yürümek, kıyıdaki küçük kuşları ayırt etmeye elverişli bir ışık verir.

Saat seçimi, gidilen yer kadar belirleyici. Gün doğumundan sonraki ilk iki üç saat kuşların en hareketli olduğu dilim; beslenme, ötüş ve yer değiştirme bu aralığa sıkışır. Öğle sıcağında etkinlik belirgin biçimde azalır, kuşlar gölgeye çekilir, titreşen sıcak hava dürbünle bakmayı zorlaştırır. Akşamüstü, güneşin alçaldığı son iki saatte hareket yeniden canlanır; ışığı arkanıza almak renkleri ve desenleri doğru görmenin en basit yolu. Sert rüzgârlı günlerde açık araziyi bırakıp rüzgâr altında kalan çalılıkları taramak daha verimli olur.

Gözlemin yazısız kuralları büyük ölçüde mesafeyle ilgili. Kuşun davranışı değiştiyse, başını kaldırıp size baktıysa ya da ötmeyi kestiyse fazla yaklaşmışsınız demektir; doğru karşılık bir adım geri gitmek. Üreme mevsiminde yuvaya sokulmak yavruların açıkta kalmasına ve ebeveynin uzaklaşmasına yol açar, bu yüzden yuva görüntüsü peşinde koşulmaz. Ses kaydı çalarak kuş çağırmak kısa vadede işe yarıyor görünse de bölgedeki bireyi boş yere yorar. Patikada kalmak, alçak sesle konuşmak ve ani hareketten kaçınmak çoğu zaman yeterli.

Kuş gözlemciliğinde ekipman tarafı sanıldığından sade. Başlamak için 8x42 ya da 10x42 bir dürbün fazlasıyla yeter; büyütmeden çok, elde sabit durabilmek ve loş ışıkta net görebilmek belirleyici. Yanına bir saha rehberi, gözlemleri not edecek küçük bir defter, sönük renkli bir üst, şapka ve su eklemek işi görür. Teleskopla fotoğraf makinesi sonradan gelir; ilk mevsimlerde asıl öğreten şey, aynı çalılığa birkaç kez dönmek ve neyin ne zaman ortaya çıktığını kendi defterinden okumak.

Our Other Articles

UPTOWN projects contact image
MEET SPOINT
BIG IDEAS BEGIN WITH SOLID FOUNDATIONS
Contact Us
Let Us Call You Call Now
decorative lines pattern