Return to Articles

Kıbrıs Dalış Rehberi: Batıklar, Mağaralar ve Resifler

Kıbrıs Dalış Rehberi: Batıklar, Mağaralar ve Resifler

Kıbrıs dalış planı yapan biri suya girdikten sonra ilk olarak görüşün ne kadar açık olduğunu fark eder. Akdeniz'in bu köşesinde plankton yoğunluğu düşük kalır; mavi, bulanmadan uzağa açılır. Sakin bir günde yirmi metrenin ötesini rahatça seçebilir, iyi koşullarda otuz metreye yaklaşan bir açıklık bulabilirsiniz. Yüzeyden bakınca sıradan görünen bir koy, maskeyi taktığınız anda katman katman bir taban haritasına dönüşür.

Sezon da uzundur. İlkbaharın başında on sekiz derece civarında olan su haziranda yirmi dörde çıkar, ağustosta yirmi sekize yaklaşır. Ekim ve kasım, yaz boyunca ısınmış denizin hâlâ ılık kaldığı ama kıyının boşaldığı aylardır; birçok dalgıç yılın en sakin sularını bu dönemde bulur. Su ısındıkça ince bir kıyafet yetmeye başlar, temmuz ve ağustosta çoğu kişi ince takımla iner. Kışın da dalınır; o zaman kalın kıyafet ve daha kısa süreler işin parçası olur.

Adanın kuzeyinde merkez Girne'dir. Şehrin doğusu ve batısı boyunca yirmiye yakın nokta sıralanır; kimine limandan kısa bir tekne yoluyla, kimine kıyıdan yürüyerek girilir. Bu noktaları arka arkaya gezmek isteyenler için kıyı boyunca düzenlenen dalış safarileri de var. Karpaz yönünde yirmi metre derinlikte yatan bir yük gemisi ve sualtı mağaraları bulunur, ama oraya gitmek daha uzun bir yol demek.

Bu sularda gövdesi çökmüş teknelerin yanında amfora kalıntılarına da rastlanır, çünkü ada binlerce yıldır Doğu Akdeniz'in deniz yollarının ortasında durur. Girne Kalesi'ndeki Batık Gemi Müzesi'nde sergilenen ve milattan önce dördüncü yüzyıla tarihlenen Girne batığı, bu suların altında ne kadar eski bir trafiğin gömülü olduğunu hatırlatır; on beş metreye yaklaşan gövdesi 1965'te bulunmuş, iki yıl sonra yüzeye çıkarılmıştır. Adanın en çok konuşulan batığı ise güneyde, Larnaka açıklarında yatan Zenobia'dır. 1980 yazında ilk seferindeyken balast sistemindeki bir yazılım hatası yüzünden yan yattı ve battı; gemide o sırada kimse kalmadığı için can kaybı yaşanmadı. Yüz yetmiş iki metrelik gövde bugün sol yanı üstünde duruyor, sığ ucu on sekiz metrede, en derin noktası kırk iki metrede.

Kayalık taban, buradaki dalışın karakterini belirleyen asıl unsur. Kıyı boyunca çatlamış kireç taşı bloklar yer yer kemerler, bacalar ve içinden geçilebilen tüneller oluşturmuş; bir kemerin altından süzülürken yukarıdan sızan ışık suyun içinde net huzmeler çizer. Bazı oyuklar sığ ve aydınlıktır, şnorkelle bile ağzına kadar gidilir. Yüzey dalgalandıkça tabanda titreyen ağ desenleri gezinir; sualtı fotoğrafçılarının beklediği an genellikle budur. Tavanı otuz metrenin altında başlayan derin mağaralar ise fener, eğitim ve soğukkanlılık ister, oralara rehbersiz girilmez.

Kıbrıs'ta dalış eğitimi veren okullar Girne çevresinde yoğunlaşır ve çoğu, hiç tüp takmamış birine yönelik kısa bir tanışma dalışıyla başlar. Genellikle korunaklı bir koyda, eğitmenle birlikte birkaç metre derinlikte yarım saat geçirilir; tüple nefes almaya alışmak sanıldığından kolaydır. Devam etmek isteyene açılan temel sertifika programı birkaç güne yayılır; teorik dersler, sığ su alıştırmaları ve açık su dalışları sırayla gelir. Buradaki eğitmenler çoğunlukla PADI ya da BSAC tarafından yetkilendirilmiş kişilerdir. Yaz ortasında gruplar erken dolduğundan, tarih belirlerken biraz esnek olmak işi kolaylaştırır.

Karşılaşılan canlılar, Akdeniz'in alışılmış ama yakından bakınca şaşırtan topluluğu. Kayaların gölgesinde turuncu ve sarı süngerler yayılır; bir yarıkta duran ahtapot, siz fark etmeden renk ve doku değiştirip taşla bir olur. Orfoz çoğunlukla derin oyukların ağzında, iri gövdesiyle hareketsiz beklerken görülür, yaklaşınca ağır ağır içeri çekilir. Bunlara sığlıklarda otlayan salpa sürüleri, kaya diplerine sinen müren ve zaman zaman yüzeye çıkan bir deniz kaplumbağası eklenir. Süngerlerin arasında dolaşan renkli deniz sümüklüböcekleri ancak durup bakınca seçilir; acele eden bir dalgıç çoğunun üstünden geçer.

Tüple dalmak istemeyen için sığ sular başlı başına bir alan. Maske, şnorkel ve palet üçlüsü, kayalık burunların hemen dibinde iki üç metrelik bir dünyayı açar; deniz kestaneleri, minik kaya balıkları ve taşların üstünde salınan yosun yatakları oradadır. En iyi saat, rüzgârın henüz kalkmadığı sabahın ilk bölümü. Öğleden sonra esen meltem yüzeyi kırıştırır ve altını bulandırır. Şnorkel için sertifika gerekmez, ama akıntının nereden geçtiğini bilmek gerekir; yerel bir tarif almadan burun uçlarına açılmamak iyi olur.

İskele kıyısında günlük düzen büyük ölçüde denize göre kurulur; sabah suya girilir, öğle sıcağında gölgeye çekilinir, akşamüstü yeniden kıyıya inilir. Long Beach kumsalı ve çevresindeki alçak kayalıklar şnorkelle girmeyi kolaylaştırır, tüple dalış planlayanlar ise çoğunlukla Girne yönüne doğru yol alır. Spoint Construction'ın bölgedeki VivaMore projesinde Akdeniz'e bakan VivaMore Beach Club'ın bulunması da denizle kurulan bu günlük ilişkiye dayanıyor. Çocuklarla suya girilecekse kumsalın korunaklı köşeleri, dalgaya açık burun uçlarından daha uygundur.

Bir dalış günü çoğunlukla aynı sırayla ilerler; erken kalkış, ekipman kontrolü, kısa bir tekne yolculuğu ve suya bırakılan ilk nefes. Dönüşte ıslak kıyafetler güvertede kururken herkesin anlattığı şey başkadır, biri batığın içindeki dar bir aralığı, biri kayaya yapışmış tek bir salyangozu tarif eder. Sualtında geçerli kural sadedir; dokunmayacak, kırmayacak, yerinden oynatmayacaksınız. Bir tüple su altında kalınan süre genellikle bir saati bulmaz, ama o kısa aralık günlerce anlatılır. Kıbrıs'ta dalışın böyle bir yanı var; deniz her seferinde aynı, anlatılan hikâye hiçbir zaman aynı değil.

Our Other Articles

UPTOWN projects contact image
MEET SPOINT
BIG IDEAS BEGIN WITH SOLID FOUNDATIONS
Contact Us
Let Us Call You Call Now
decorative lines pattern