Return to Articles

Kıbrıs Bisiklet Rotaları: Kıyıdan Dağ Eteklerine

Kıbrıs Bisiklet Rotaları: Kıyıdan Dağ Eteklerine

Kıbrıs bisiklet sürmek için alışılmadık biçimde derli toplu bir ada. Sabah düz bir kıyı yolunda pedal çevirip aynı gün öğleden sonra birkaç yüz metre yükselen bir sırta tırmanmak mümkün. İki arazi arasındaki mesafe çoğu yerde on beş, yirmi kilometreyi geçmiyor. Bu ölçek, aynı hafta içinde hem uzun ve düz bir tempo etabı hem de sırt tırmanışı planlamayı kolaylaştırıyor. Rota kurarken asıl soru mesafe değil, o gün hangi karakteri istediğiniz oluyor: düz ve ritimli bir etap mı, kısa ama dik bir tırmanış mı?

Adanın doğu kıyısı, Mesarya Ovası'nın denize indiği yerde uzun ve yumuşak etaplar veriyor. İskele çevresinden Boğaz'a, oradan Kumyalı ve Yeni Erenköy yönüne uzanan hat boyunca sert bir eğim neredeyse çıkmıyor. Böyle bir zeminde sabit tempo tutmak kolay; kilometreler fark edilmeden geçiyor. Asıl belirleyici olan rüzgâr. Sabah saatlerinde durgun olan hava, öğleden sonra denizden gelen bir akıntıyla sertleşebiliyor; gidişi rüzgâra karşı, dönüşü arkadan alacak biçimde planlamak uzun etaplarda fark yaratıyor.

Uzun kıyı etaplarının bir avantajı, başlangıç noktasının serbestçe seçilebilmesi; sahile paralel yol boyunca her yerleşim bir çıkış kapısı işlevi görüyor. Araçla gelip pedala doğrudan kıyıda başlamak isteyenler için kapalı otopark küçük ama pratik bir ayrıntı; İskele'de VivaMore bunu barındıran yerleşimlerden biri, projeyi yürüten şirket de Spoint Construction. İlk on kilometrede ısınmayı tamamlamak, sonraki bölümde tempoyu korumayı kolaylaştırıyor. Bidonları daha çıkışta doldurmak da iyi bir alışkanlık, çünkü iki köy arasında uzun boşluklar olabiliyor. Yedek iç lastik ve pompa almak da işe yarıyor; kıyı hattında bisiklet servisi seyrek.

İç kesim tamamen başka bir karakterde. Beşparmak Dağları batıda Koruçam Burnu'ndan doğuda Zafer Burnu'na kadar yaklaşık yüz altmış kilometre boyunca uzanıyor, ama eni çoğu yerde on kilometreyi geçmiyor. Bu darlık tırmanışları kısa ve dik yapıyor; kıyıdan ayrılan bir yol birkaç kilometre içinde sizi sırtın üzerine çıkarabiliyor. Sıranın en yüksek noktası, batı kesimindeki 1024 metrelik Selvili Tepe. Denizden bakınca alçak duran bu duvar, pedalda hiç de öyle davranmıyor.

İskele tarafından çıkanlar için en yakın tırmanış hattı sıranın doğu ucu; Boğaz'dan içeri sapan yol, Kantara yönünde kısa mesafede altı yüz metre bandına taşıyor. Eğimler yer yer çift haneli yüzdelere çıktığı için ağır bir vites oranıyla yola çıkmak rahatlatıyor. Sırta ulaştığınızda kuzey tarafı bir anda görünür oluyor; aynı yol Kaplıca yönünde denize doğru inişe geçiyor. İnişte dikkat gerekiyor: yol dar, virajlar kör ve kenarda gevşek çakıl birikebiliyor. Frenleri daha tırmanışa başlamadan kontrol etmek, iniş için en basit hazırlık.

İki uç arasında kalan köy yolları, Kıbrıs bisiklet rotalarının en sakin bölümü. Mehmetçik, Kumyalı ve Yeşilköy gibi yerleşimleri birbirine bağlayan asfaltta uzun süre tek bir araçla karşılaşmadan ilerlemek olağan. Yol kenarında harnup ve zeytin ağaçları, ilkbaharda yeşeren tarlalar sıralanıyor; doğuya, Dipkarpaz yönüne devam edenler serbest dolaşan Karpaz eşekleriyle de karşılaşıyor. Bu yollarda ortalama hız düşüyor, buna karşılık durup bakma isteği artıyor. Köy meydanlarındaki çeşmeler rotayı bölmek için doğal duraklar oluşturuyor.

Mevsim seçimi burada rotanın kendisi kadar belirleyici. Mart, nisan, ekim ve kasım sürüş için en dengeli aylar; mart boyunca gündüz sıcaklıkları on altı dereceden yirmi dereceye doğru tırmanıyor ve yağış belirgin biçimde azalıyor. İlkbaharda kırlar yeşil, hava berrak; sonbaharda sıcaklık hâlâ ılık ama güneş daha yumuşak vuruyor. Temmuz ve ağustosta uzun etapları gün ortasında geçirmek zorlayıcı. Kış ılık geçse de arka arkaya yağmurlu günler getirebiliyor; o dönemde kısa ve esnek planlar daha iyi işliyor.

Yazın bile sürüş saatini doğru seçmek sorunların çoğunu çözüyor. Gün doğumundan sonraki ilk üç saat serin, hava durgun ve yollar neredeyse boş. İkinci pencere akşamüstü, gölgeler uzadıktan sonra açılıyor. Gün ortasını gölgede geçirmek mantıklı, çünkü ada yollarının büyük bölümünde ağaç gölgesi bulunmuyor. Karanlık çökmeden dönüşü tamamlamak, aydınlatması zayıf köy yollarında ayrıca gerekli.

Trafikte alışılması gereken ilk şey, adada düzenin soldan işlemesi. Şerit değiştirmeden önce omuz üstü bakışın yönü de tersine dönüyor ve bu refleks birkaç sürüş alıyor. Ana yollarda banket yer yer daralıyor, kenarda çakıl ve kırılmış asfalt birikebiliyor; bazı köy bağlantılarında zemin uzun süredir yenilenmemiş. Kask, arkadan görünürlük sağlayan bir ışık ve açık renk giysi özellikle akşamüstü sürüşlerinde işe yarıyor. Güneş kremi, gözlük ve yeterli su ise yaz aylarında tercih değil zorunluluk.

Aynı yolu araçla geçmekle bisikletle geçmek arasındaki fark hızdan çok algıda ortaya çıkıyor. Pedal çevirirken zeytinliğin kokusunu, rüzgârın yön değiştirdiği anı ve asfaltın ısındığını fark ediyorsunuz. Bir köy meydanında durup bidon doldurmak, camdan bakıp geçmekle aynı şey değil. Ada küçük olduğu için kıyıyla dağ arasındaki bütün geçişleri tek bir güne sığdırmak mümkün. Rotayı bir kez bu ölçekte kurduğunuzda, mesafeler haritada göründüğünden çok daha zengin hale geliyor.

Our Other Articles

UPTOWN projects contact image
MEET SPOINT
BIG IDEAS BEGIN WITH SOLID FOUNDATIONS
Contact Us
Let Us Call You Call Now
decorative lines pattern