Kıbrıs festivalleri, adanın takvimini havaya ve hasat sırasına göre bölen bir dizi buluşmadan oluşur. Bir kasabanın hangi ürünle anıldığını öğrenmenin en kısa yolu, o kasabanın hangi ay şenlik kurduğuna bakmaktır. Portakal haziranda, üzüm ağustosta, zeytin ise sonbaharın ilk günlerinde meydana iner; program listeleri neredeyse hep bu sıraya sadık kalır. Adanın kuzeyinde belediyelerin çoğu kendi şenliğini düzenler ve bunların bir bölümü yarım yüzyılı aşkın süredir aralıksız sürüyor. Böylece takvim, turistik bir etkinlik listesinden çok bir tarım günlüğüne benzer.
İlkbahar, ada henüz kavurucu sıcaklara girmeden açık hava programlarının en rahat yaşandığı dönem. Nisan ve mayıs, kırların papatya ile gelincikten geçilmediği, köy meydanlarının erken akşam serinliğinde dolduğu haftalar. Karpaz yolu üzerindeki Büyükkonuk'ta düzenlenen Eko Gün buluşmaları bu mevsimde başlar ve ekime kadar aralıklarla sürer; köy hayatı, el işleri ve geleneksel mutfak bu günlerin merkezinde durur. Geceler hâlâ serin olduğu için etkinlikler çoğunlukla akşamüstü kurulur, gece yarısına varmadan dağılır.
İlkbaharın en köklü müzik programı Girne'nin yukarısındaki Beylerbeyi köyünde, Bellapais Manastırı'nın kemerleri altında kurulur. Kuzey Kıbrıs Uluslararası Bellapais Müzik Festivali genellikle mayıs ortasında başlar, haziran sonuna kadar sürer; klasik müzik, oda müziği ve piyano resitalleri programın omurgasını oluşturur. Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festival her yıl farklı ülkelerden topluluk ağırlar. Konserler akşam sekiz sularında başlar, manastırın taş avlusu doğal bir akustik sağlar. Denize bakan teraslardan gelen serin rüzgâr, çoğu dinleyicide programın kendisi kadar iz bırakır.
Haziranda gündem Güzelyurt'a kayar. Portakal Festivali kortej yürüyüşüyle açılır; bir haftaya yayılan programında konserler, halk dansı gösterileri, çocuk etkinlikleri ve spor karşılaşmaları yer alır. Adı yaz ortasında anılsa da şenliğin dayandığı narenciye hasadı kışa ve ilkbahar başına aittir; ova, yıl boyu süren emeğini tek bir haftada görünür kılar. Güzelyurt ovası adanın en geniş narenciye alanı sayılır, kasabanın kimliği de bu bahçelerin üzerine oturur. Şenlik alanında portakal, greyfurt ve limon çeşitleri sergilenir; üreticiler en iri meyvelerini yarışmalara sunar.
Haziranın son günlerinde sıra İskele'ye gelir. Yarım yüzyılı aşkın geçmişi olan Geleneksel İskele Festivali on gün kadar sürer; kapsamındaki uluslararası halk dansları programı farklı kıtalardan ekipleri kasaba meydanına taşır. Yılın geri kalanında sakin bir kıyı ritmiyle yaşayan İskele, aynı zamanda Spoint Construction'ın VivaMore projesini hayata geçirdiği yerleşim. Festival haftasında meydan, sahil yolu ve çevredeki köy kahveleri gece geç saatlere kadar hareketli kalır.
Temmuz, Gazimağusa'nın ayı sayılabilir. Uluslararası Mağusa Kültür ve Sanat Festivali haziranın son haftasında başlar, temmuz ortasına kadar sürer ve sahnelerini kentin iki tarihi yapısına kurar: Othello Kalesi ile Salamis Antik Tiyatrosu. Roma döneminde bugünkü biçimini alan tiyatronun taş basamaklarında oturup denizden gelen rüzgârla konser dinlemek, adadaki en kendine özgü akşamlardan biri. Programda senfoni konserleri, tiyatro oyunları ve yurt dışından gelen topluluklar yan yana durur; Surlariçi'nin dar sokakları da aynı haftalarda sergilere açılır.
Ağustos köy şenliklerinin ayı. Mehmetçik'te bağ bozumu Üzüm Festivali'yle karşılanır; şenliğin geçmişi altmış yılı aşar ve Karpaz'a doğru uzanan bağların hasadıyla aynı haftalara denk gelir. Yeniboğaziçi'nin Pulya Festivali ağustos ortasında kurulur, uluslararası halk dansları programıyla birlikte yürür. Serdarlı, yörenin simgesi sayılan babutsa meyvesi çevresinde kendi şenliğini düzenler; Geçitkale'nin hellim festivali ise ağustos ile eylül arasında değişen bir tarihte yapılır. Bu köy programları büyük festivallerin gölgesinde kalsa da ada mutfağını en yakından görebileceğiniz yerler.
Eylülle birlikte takvim sahilden iç kesimlere ve dağ eteklerine kayar. Tatlısu'da harnup, yani keçiboynuzu, kendi festivaliyle anılır; pekmezi ve unu hâlâ mutfakta kullanılan bu ürün uzun yıllar adanın kara altını olarak adlandırıldı. Eylül sonu ile ekim başı arasında Girne'nin güneyindeki, eski adıyla Templos olarak bilinen Zeytinlik köyü öne çıkar. Uluslararası Zeytinlik Zeytin Festivali köy meydanında beş güne yayılır; stantlarda zeytinyağı, zeytin ezmesi ve zeytin sabunu tanıtılır, akşamları halk dansı gösterileri ve konserler düzenlenir. Festival kapsamında uzun yıllardır sürdürülen uluslararası bir karikatür yarışması da yapılır.
Kıbrıs festivallerinin ortak paydası sofra. Hemen her şenlik alanında hellimli börek, zeytinli, şeftali kebabı ve molehiya gibi günlük ada yemekleri tezgâhlara çıkar; köy kadınlarının kurduğu bölümlerde macun, pekmez ve kurutulmuş meyve bulunur. El sanatları tarafında nakış, sepet örgüsü ve testicilik örnekleri sergilenir, bazı şenliklerde eski zanaatlar canlı gösteriyle anlatılır. Halk dansları ise neredeyse her programın kapanışını üstlenir; orak, tırpan ve testi gibi araçlarla oynanan figürler bu dansların tarladan geldiğini hatırlatır.
Takvim kâğıt üzerinde sabit görünse de tarihler yıldan yıla birkaç gün kayar; belediyeler programı çoğunlukla etkinlikten birkaç hafta önce duyurduğu için kesin günler her sezon yeniden açıklanır. Mevsim farkını da hesaba katmak gerekir: haziran ve temmuz akşamları uzun ve ılık geçer, ekim akşamlarıysa dağ eteklerinde belirgin biçimde serinler. Adanın şenlik sırasını izleyen biri, aslında narenciyeden üzüme, harnuptan zeytine uzanan bir hasat sırasını izlemiş olur. Yılın ritmini anlamanın en doğrudan yolu da bu sıralamayı bilmekten geçer.