Yazılara Dön

Kıbrıs'ta Ev Almak: 2026 Kapsamlı Satın Alma Rehberiniz

Kıbrıs'ta Ev Almak: 2026 Kapsamlı Satın Alma Rehberiniz

Kıbrıs'ta ev almak tek bir karar gibi görünür, oysa birbirine bağlı beş kararın toplamıdır: hangi amaçla alındığı, hangi bölgenin seçildiği, koçanın hangi türde olduğu, ödemenin nasıl kurgulandığı ve sözleşmenin karşı tarafında kimin durduğu. Bu başlıklardan biri atlandığında diğer dördü de zayıflar. Sahada en sık karşılaşılan hatalar da genellikle sıralamayı bozmaktan doğuyor: fiyat karşılaştırmasıyla başlayıp koçan sorusunu en sona bırakan bir alıcı, doğru rakamı yanlış zeminde arıyor demektir.

Bu rehber süreci tersten değil, doğru sırayla ele alıyor: önce amaç, sonra bölge, ardından hukuki zemin, en sonda rakamlar. Bir uyarıyla başlamak gerekiyor. Kuzey Kıbrıs'ta yabancıların taşınmaz edinimi yasa gücünde kararnamelerle düzenleniyor ve bu kararnamelerin anayasal ömrü sınırlı; konu 2026 içinde birden fazla kez yeniden düzenlendi. Bu yüzden aşağıda kararname numarası veya yürürlük tarihi verilmiyor, şu anda uygulanan sınırların yapısı anlatılıyor. İşlem öncesinde güncel metni KKTC Resmî Gazete üzerinden veya doğrudan Tapu ve Kadastro Dairesi'nden teyit etmek şart.

Kıbrıs'ta ev almak kimin için doğru bir karar?

Alım kararının ilk kilidi bütçede değil, amaçta. Aynı daire, oturmak için alındığında iyi bir tercih olurken kiraya verilmek üzere alındığında vasat kalabiliyor; tersi de geçerli. Amacı netleştirmeden bakılan ilanlar, birbiriyle kıyaslanamayacak seçenekleri yan yana koyduğu için karar süresini uzatıyor.

Yaşam, yatırım ve ikisinin arası

Yaşamak için alanların önceliği mesafe ve altyapıdır: markete, hastaneye, okula ve iş yerine dakika cinsinden uzaklık, denize bakan bir cepheden daha belirleyici olur. Yatırım amacıyla alanlar içinse kiralanabilirlik öne çıkar; burada daire tipi, mobilya durumu, site içi olanaklar ve yönetim kalitesi hesabın içine girer. Üçüncü bir grup, yılın bir bölümünde kendisi oturup kalan aylarda kiraya vermeyi planlıyor. Bu senaryo mümkün, ancak kısa dönem kiralamanın işletme yükü ve boşluk riski hesaba katılmadığında beklenti ile sonuç arasında ciddi fark oluşuyor.

Getiri konusunda dikkatli olmakta fayda var. Piyasada dolaşan yüzde ifadeleri çoğunlukla brüt kira üzerinden, boşluk dönemi, aidat, yönetim gideri, bakım ve vergi düşülmeden hesaplanıyor. Bir konutun gerçekte ne kazandıracağını konum, sezon uzunluğu, daire tipi ve yönetim gideri belirliyor; bunlar da bölgeden bölgeye, hatta site içindeki bloklar arasında değişiyor. Güncel rakamlar için hazır bir yüzdeye güvenmek yerine kendi bölgenizde piyasa araştırması yapmak gerekiyor. Sektörün neden bu kadar hızlı büyüdüğünü ve talebin nereden geldiğini Kıbrıs'ta gayrimenkul sektörünün büyüme dinamikleri yazısında ayrıca ele aldık; kararı hazır bir rakamla değil, talebin kaynağıyla test etmek daha sağlıklı sonuç veriyor.

Hangi para biriminde düşünmek gerekiyor?

Amaç netleştikten sonra gelen ikinci soru para birimi. 2026'da Kıbrıs'ta konut almak isteyen bir alıcı, fiyatı büyük ihtimalle sterlin üzerinden görüyor. Kiralar da giderek sterline geçmiş durumda; buna karşılık günlük harcamalar Türk Lirası, bazı eğitim kalemleri ise dolar ya da euro üzerinden işliyor. Geliri TL olan bir alıcı için bu, taksitli bir ödeme planında kur riskinin tek başına bir kalem olduğu anlamına geliyor.

Kur riskini görünür kılmanın pratik bir yolu var: ödeme takvimini bugünkü kura göre değil, kurun aleyhinize belirgin biçimde hareket ettiği bir senaryoya göre test etmek. Taksitlerin toplamı bu senaryoda da ödenebiliyorsa plan sağlamdır; ödenemiyorsa peşinat oranını yükseltmek ya da vadeyi kısaltmak gerekir. Aynı hesabı bir de gelirin hangi para biriminde arttığını düşünerek yapmakta yarar var, çünkü sterlin borç ile TL gelir arasındaki makas zamanla açılabiliyor.

Bölge seçimi neye göre yapılır?

Kuzey Kıbrıs küçük bir coğrafya, ama bölgeler arasındaki fark bir ülke içindeki şehir farkı kadar belirgin. Girne yerleşik yabancı nüfusun ve hizmet altyapısının yoğunlaştığı hat; Gazimağusa üniversite kaynaklı kiracı talebiyle ayrışıyor; Lefkoşa idari merkez olduğu için memur ve profesyonel kiracı profilini barındırıyor; İskele ise yeni yapılaşmanın en yoğun olduğu sahil hattını kapsıyor. Bir bölgede işe yarayan yatırım mantığı diğerinde çalışmayabiliyor.

Bölge kıyaslarken üç şeye bakmak süreci kısaltıyor: mevcut yapı stoku mu artıyor yoksa nüfus mu, altyapı yatırımları hangi yönde ilerliyor ve ikinci el piyasada bir konutun alıcı bulması ne kadar sürüyor. Bölgelerin nasıl ayrıştığını ve hangi ölçütlerin öne çıktığını Kıbrıs'ta değerlenen bölgeler yazısında değerlendirdik. Sahil hattındaki hızlı yapılaşmanın yanı sıra kasaba dokusunun da hâlâ sürdüğü İskele için ise İskele kasabasının günlük yaşamını anlatan rehber yerinde bir başlangıç noktası; çünkü bir bölgede yaşamanın nasıl bir şey olduğunu ilan fotoğrafları anlatmıyor.

Yabancılar Kuzey Kıbrıs'ta kaç konut edinebilir?

Yabancı gerçek ve tüzel kişilerin taşınmaz edinimi izne tabi ve sayısal sınırları var. Şu anda uygulanan çerçevede edinim, taşınmazın türüne göre farklılaşıyor. Aşağıdaki tablo yapıyı özetliyor; ancak bu sınırların kararnameyle düzenlendiğini ve değişebileceğini akılda tutmak gerekiyor.

Taşınmaz türüUygulanan sınır
Apartman dairesiBakanlar Kurulu izniyle en fazla 3 daire
Müstakil ev3.300 metrekareyi aşmayan arazi üzerinde 1 ev
Boş araziEn fazla 1.338 metrekare, üzerine tek konut yapılması şartıyla
Villa (toplu konut veya site projelerinde)2 adet iki katlı villa
KKTC'yi tanıyan ülke vatandaşlarıDaire sınırı 6'ya, villa hakkı 3'e çıkar

Son satır pratikte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını ilgilendiriyor, çünkü KKTC'yi tanıyan tek ülke Türkiye. Yani bir TC vatandaşı için KKTC'de ev almak ile üçüncü ülke vatandaşı olarak almak aynı sayısal çerçeveye tabi değil; bu ayrım hem edinim adedinde hem de ödenecek harçta karşınıza çıkıyor.

Sınırlar yalnızca kişi bazında işlemiyor. Apartman dairesi alımlarında aynı parseldeki taşınmazların toplamının yarısından fazlası birinci derece akrabalar, sıhri hısımlar veya aynı uyruklu yabancılar tarafından edinilemiyor. Konut projelerinde yabancılara satış ise en fazla yüzde 80 ile sınırlandırılmış durumda. Bunlar alıcıyı doğrudan değil, seçtiği projedeki müsaitlik üzerinden etkileyen kurallar; bu yüzden sözleşme öncesinde ilgili blokta kota durumunun sorulması yerinde olur.

Mülkiyetin doğrudan edinilmediği yollar da var: mülkiyet satıcıda kalmak şartıyla on yıllık kullanım hakkı belgesi düzenlenebiliyor. Ayrıca turizm, eğitim, sağlık, sanayi, tarım, teknoloji ve araştırma-geliştirme alanlarında yatırım yapacak yabancılar için ayrı bir istisna rejimi bulunuyor; bunun asgari yatırım eşiği on milyon Euro ve yap-sat konut projeleri bu kapsamın dışında tutulmuş durumda. Yani sıradan bir konut alımını yatırımcı istisnası üzerinden kurgulamak mümkün değil. Lisanslı ara yatırımcılar için ise ayrı bir düzen işliyor: yılda belirli sayıda konutu tasarrufuna alıp pazarlayabiliyorlar ve pazarladıkları taşınmazların devrini sınırlı bir süre içinde tamamlamak zorundalar.

Koçan türü neden fiyattan önce sorulmalı?

Kuzey Kıbrıs'ta tapu, tek tip bir belge değil. Taşınmazın 1974 öncesi ve sonrasındaki mülkiyet geçmişine göre farklı koçan türleri var ve bu tür, taşınmazın hukuki güvencesini doğrudan belirliyor. Aynı bölgede, aynı metrekarede, benzer kalitede iki dairenin fiyatı arasındaki farkın açıklaması çoğu zaman burada gizli.

Koçan türüKaynağıAlıcı açısından
Türk koçanı1974 öncesinde Kıbrıslı Türklere ait taşınmazlarEn yüksek yasal güvence, ihtilaf riski en düşük tür olarak kabul edilir
Eşdeğer koçanGüneyde bırakılan taşınmazların karşılığı olarak devletçe verilen tapuAdada en yaygın tür; KKTC iç hukukunda geçerli sayılır
Tahsis koçanı1974 sonrasında adaya yerleşenlere tahsis edilen mülklerDevlet garantisi verilse de uluslararası hukuktaki durumu tartışmalı; en riskli tür
İngiliz koçanı1974 öncesinde yabancı uyruklulara ait taşınmazlarGenellikle Türk koçanı kategorisinde değerlendirilir

Bu tabloyu bir sıralama listesi gibi okumamak gerekiyor. Tahsis koçanlı bir taşınmaz KKTC içinde alınıp satılabiliyor, ancak taşıdığı belirsizlik yeniden satış aşamasında alıcı havuzunu daraltabiliyor. Yani koçan türü yalnızca bugünkü hukuki güvenceyi değil, ileride çıkış yaparken karşınıza çıkacak alıcı sayısını da belirliyor.

Konuya bir de sınırın öte tarafından bakmak gerekli: Güney Kıbrıs ceza mevzuatı, kayıtlı malikin rızası olmadan taşınmazın satışını, kiralanmasını ve hatta reklamının yapılmasını suç sayıyor ve son yıllarda bu maddelere dayanan fiilî yakalama ve mahkûmiyet örnekleri yaşandı. Bu, alıcının avukatıyla mutlaka konuşması gereken bir başlık; konut yatırımının genel çerçevesini Kıbrıs'ta konut yatırımının mantığını tartıştığımız yazı üzerinden de gözden geçirebilirsiniz.

Sözleşmeden koçana: süreç nasıl işliyor?

Kuzey Kıbrıs'ta ev almak, tapunun aynı gün devredildiği bir işlem değil. Süreç sözleşmeyle başlıyor, izinle devam ediyor ve koçan devriyle bitiyor. Aradaki dönemde alıcıyı koruyan şey ödediği para değil, sözleşmesinin tapuda kayıtlı olması.

  1. Taşınmazın ve satıcının ön incelemesi: koçan türü, ipotek, şerh ve varsa imar durumu kontrolü.
  2. Avukat seçimi ve satış sözleşmesinin hazırlanması; ödeme takvimi, teslim tarihi ve gecikme sonuçlarının yazıya geçirilmesi.
  3. Sözleşmenin pullanması, yani pul (damga) vergisinin ödenmesi.
  4. Sözleşmenin tapuda kayda geçirilmesi; yeni sözleşmelerde kayıt ve satın alma izni başvurusu için bir aylık süre uygulanıyor.
  5. Satın alma izni başvurusunun yapılması ve gerekli belgelerin tamamlanması.
  6. İzin süreci beklenirken ödeme planının sözleşmedeki takvime göre yürütülmesi.
  7. İznin çıkması; izin sonrasında devir için bir yıllık süre bulunuyor.
  8. Devir harcının ödenmesi; bunun için 75 iş günü süre tanınıyor.
  9. Koçanın alıcı adına devri ve tapu kaydının teslim alınması.

Daha önce imzalanmış sözleşmeler için ayrı bir geçiş rejimi var: eski sözleşmelerin belirli bir süre içinde kayıt ettirilmesi isteniyor, teslim edilmiş ya da tamamlanmış konutlarda devir için daha uzun bir süre tanınıyor ve edinim hakkını aşan durumlar için ek harç uygulanıyor. Elinizde yıllar önce imzalanmış ve kaydedilmemiş bir sözleşme varsa, bu başlığı ertelenecek işler listesinde tutmamak gerekiyor; süreler bir kez kaçırıldığında telafisi çoğu zaman ek maliyetle oluyor.

Pul vergisi burada özel bir dikkat istiyor, çünkü sektörde sıkça yanlış yazılıyor. Oran sözleşme değerinin binde 5'i, yani yüzde 0,5. Bazı kaynaklarda geçen "yüzde 0,05" ifadesi on kat hatalıdır. Somut örnekle: 100.000 sterlinlik bir sözleşmede pul vergisi 500 sterlindir, 50 sterlin değil. 200.000 sterlinlik bir sözleşmede ise 1.000 sterline karşılık gelir. Sözleşme süresinde kaydettirilmezse oran yükseliyor; gecikme uzadıkça artan bir yapı uygulanıyor. Bu kalem küçük görünse de gecikme cezasıyla birlikte hızla büyüyebiliyor.

Fiyat etiketinin üstüne ne biniyor?

Bütçe kurarken en sık yapılan hata, konut bedelini toplam maliyet sanmak. Alım sırasında ödenen vergi ve harçların toplamı, sektör kaynaklarında genellikle mülk değerinin yüzde 8-10'u aralığında aktarılıyor. Kalemler şöyle ayrışıyor:

KalemYapısıKim öder?
Tapu devir harcıUyruğa, kaçıncı taşınmaz olduğuna ve işlem tipine göre değişen bileşik bir yapıAlıcı
KDVYeni veya projeden konut tesliminde yüzde 5; ikinci el konutta uygulanmazAlıcı
Pul (damga) vergisiSözleşme değerinin binde 5'i (yüzde 0,5)Alıcı
StopajProfesyonel satıcıda yüzde 4, bireysel satıcıda yüzde 2,8Satıcı
Satın alma izni başvuru harcıBrüt asgari ücretin yarısı kadarAlıcı
Trafo ve altyapı katılımıProje bazında değişir; 1.500-3.000 sterlin aralığı aktarılıyorAlıcı
Yıllık emlak vergisiDeğer üzerinden değil metrekare üzerinden hesaplanırMalik
Avukat ücretiSözleşme ve devir işlemleri kapsamında ayrıca anlaşılırAlıcı

Tapu devir harcı satırı bilerek oransız bırakıldı. Dolaşımda birbirini tutmayan en az üç ayrı şema var; kademeli oran anlatan kaynaklarla klasik tek oran anlatan kaynaklar aynı anda yayımda ve ilgili tüzük son yıllarda birden çok kez değişti. Bu kalem için tek bir yüzde ezberlemek yerine, sözleşme öncesinde kendi işleminize karşılık gelen oranı Tapu Dairesi'nden veya avukatınızdan yazılı olarak almak doğru yaklaşım. Yıllık emlak vergisinin metrekare esaslı olması ise Türkiye'den gelen alıcılar için alışılmadık bir ayrıntı; tutar düşük olduğu için sürpriz yaratmıyor, ama hesap mantığı farklı.

Alım bittikten sonra süren giderler

Alım anındaki masrafların yanında bir de süreklilik arz eden kalemler var ve bunlar bütçe planlamasında çoğu zaman geç fark ediliyor. Bir yıllık toplamını baştan çıkarmak, kararı daha gerçekçi bir zemine oturtuyor:

  • Site aidatı: Ortak alan bakımı, güvenlik, havuz ve peyzaj gibi kalemleri kapsar; site büyüklüğüne ve sunulan hizmete göre belirgin biçimde değişir.
  • Elektrik: Konut faturaları yaz aylarında klima kullanımıyla yükseliyor. Konut aboneleri zaman dilimli tarifeye geçirilmiş durumda, yani tüketimin saat dağılımı fatura üzerinde etkili.
  • Su ve internet: Abonelik açılışında depozito istenebiliyor; konut boş kalsa bile sabit ücretler işlemeye devam ediyor.
  • Sigorta: KKTC'de zorunlu deprem sigortası uygulaması bulunmuyor, bu yüzden yapı ve eşya sigortası tamamen alıcının tercihine kalıyor.
  • Boş dönem bakımı: Konut yılın bir bölümünde kullanılmayacaksa havalandırma, temizlik ve küçük onarım için bir hizmet gideri doğuyor.
  • Kira geliri vergisi: Konut kiraya verilecekse gelir vergilendiriliyor ve oran, kiranın Türk Lirası mı yoksa döviz üzerinden mi tahsil edildiğine göre değişiyor.

Kıbrıs'ta ev almak kararını verirken bu aylık yükü peşin masrafların yanına yazmak, alım sonrası sürprizleri büyük ölçüde ortadan kaldırıyor.

Bir de sık sorulan bir konuyu netleştirmekte fayda var: konut sahibi olmak KKTC'de otomatik oturum hakkı doğurmuyor. Taşınmaz sahipliği, ikamet izni başvurusunun dayanaklarından yalnızca birini oluşturuyor; başvuru yapılıyor, değerlendiriliyor, verilen izin süreli oluyor ve süresi dolunca yenileniyor. Muhaceret Dairesi'nin yayımladığı çerçevede taşınmaz sahibi yabancılara ilk üç yıl birer yıllık, sonrasında kendi adına tapu almış olması şartıyla ikişer yıllık izin verilebildiği belirtiliyor; tapu koçanı bulunanlarda aylık asgari ücretin üç katı düzeyinde gelir şartı arandığı da aynı çerçevede yer alıyor. Emlak tanıtımlarında geçen "gelir şartı olmadan beş yıllık oturum" gibi ifadeler bu resmî çerçeveyle örtüşmüyor.

Kimden aldığınız, ne aldığınız kadar belirleyici

Projeden alımlarda alıcı bitmiş bir ürünü değil, bir taahhüdü satın alıyor. Bu yüzden müteahhit denetimi, dairenin kendisini incelemek kadar önemli. Aşağıdaki başlıklar, satış görüşmesinde sorulduğunda net cevap alınması gereken maddeler:

  • Tamamlanmış proje geçmişi: Firmanın bitirip teslim ettiği yapıların sayısı, türü ve teslim tarihleri. Konut dışındaki kamu ve ticari yapı geçmişi de denetim kültürü hakkında fikir verir.
  • Koçan beyanı: Satışın hangi koçan türü üzerinden yapıldığı, sözleşme öncesinde açıkça yazılmalı.
  • Ruhsat ve proje onayları: Şehir Planlama Dairesi'nden alınan ön onay, meslek odalarının proje denetimi ve belediye inşaat izni tamam mı?
  • Zemin ve temel: Zemin etüdü yapıldı mı, temel sistemi neye göre seçildi, kazık temel kullanıldıysa sağlam zemine ulaşıldığı nasıl belgelendi?
  • Deprem yönetmeliği: Yapının hangi yönetmeliğe göre tasarlandığı. KKTC'nin kendi deprem yönetmeliği yürürlükte; Türkiye'nin yönetmelikleri burada doğrudan geçerli değil ve zorunlu deprem sigortası KKTC'yi kapsamıyor.
  • Teslim takvimi ve gecikme: Teslim tarihinin ve gecikme hâlinde uygulanacak yaptırımın sözleşmede yer alması.
  • Şantiye şeffaflığı: İlerlemenin yerinde ya da uzaktan izlenip izlenemediği; alıcının hangi sıklıkla bilgilendirildiği.

Bu ölçütler firmadan bağımsız olarak uygulanabilir olmalı, bu yüzden kendimizi de dışında tutmuyoruz: Spoint Construction'ın tamamladığı otuza yakın projenin içinde hastane, otel, lojistik depo ve stadyum yapıları da bulunuyor ve bu ölçekteki işlerin gerektirdiği denetim disiplini, bir alıcının müteahhide sorabileceği en somut ölçütlerden biri. Aynı soruları görüştüğünüz her firmaya sormanızı öneririz.

Son olarak, projeyi görmeden karar vermemek gerekiyor. Şantiye ziyareti mümkün değilse, benzer bir projenin teslim edilmiş hâlini görmek; site yönetiminin nasıl çalıştığını, ortak alanların bakımının nasıl yürüdüğünü ve aidatın neleri kapsadığını yerinde sormak, broşürden okunacak her şeyden daha fazlasını anlatıyor.

Sürecin tamamına bakıldığında ortaya çıkan tablo şu: kararın kalitesini belirleyen şey, bakılan ilan sayısı değil, sorulan soruların sırası. Amaç netleşmeden bölge seçilemiyor, koçan türü bilinmeden fiyat yorumlanamıyor, sözleşme kaydedilmeden ödeme güvenceye alınamıyor. Bu sıra korunduğunda süreç uzun ama öngörülebilir hâle geliyor; bozulduğunda ise en pahalı düzeltmeler devir aşamasında karşınıza çıkıyor. Aceleye getirilen tek adım genellikle sözleşme kaydı oluyor ve telafisi en zor olan da o oluyor.

Sıkça Sorulan Sorular

Yabancı olarak Kıbrıs'tan ev alınır mı?

Evet, alınabiliyor. Yabancı gerçek ve tüzel kişiler izin alarak taşınmaz edinebiliyor; ancak edinim sayısal sınırlara tabi ve Bakanlar Kurulu izni gerektiriyor. KKTC'yi tanıyan ülke vatandaşları için sınırlar daha geniş uygulanıyor. Sınırlar kararnameyle düzenlendiği için işlem öncesinde güncel durumu teyit etmek gerekiyor.

KKTC'de pul vergisi ne kadar?

Satış sözleşmesinin pul vergisi, sözleşme değerinin binde 5'idir; yani yüzde 0,5. 100.000 sterlinlik bir sözleşmede bu 500 sterline karşılık gelir. Sektörde sıkça yazılan "yüzde 0,05" ifadesi hatalıdır. Sözleşme süresinde kaydettirilmezse oran kademeli olarak yükseliyor.

Tapu devir harcı yüzde kaç?

Tek bir sabit oran vermek doğru olmaz. Harç; alıcının uyruğuna, kaçıncı taşınmazı olduğuna ve işlem tipine göre değişen bileşik bir yapıda hesaplanıyor ve ilgili tüzük son yıllarda birçok kez değişti. Kendi işleminize karşılık gelen oranı Tapu Dairesi'nden veya avukatınızdan yazılı olarak almanız en güvenli yol.

Ev almak KKTC'de oturum izni sağlar mı?

Otomatik olarak sağlamıyor. Taşınmaz sahipliği, ikamet izni başvurusunun dayanaklarından biri sayılıyor; başvuru değerlendiriliyor, verilen izin süreli oluyor ve süresi dolunca yenileniyor. Vatandaşlık ise bundan tamamen ayrı ve çok daha uzun bir süreç.

Projeden mi, ikinci elden mi almak daha mantıklı?

İkisi farklı riskler taşıyor. Projeden alımda ödeme genelde vadeye yayılıyor ama teslim riski alıcıda kalıyor; ikinci elde ürün ortada ama ödeme çoğunlukla peşine yakın oluyor ve yeni konutlarda geçerli KDV uygulaması burada devreye girmiyor. Karar, teslim beklemeye ne kadar tahammülünüz olduğuna göre değişiyor.

Kıbrıs'ta ev sahibi olmak için adaya gitmek şart mı?

Şart değil; işlemler usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile de yürütülebiliyor. Ancak vekaletin kapsamının dar tutulması, ödeme yetkisinin sınırlandırılması ve vekilin bağımsız bir avukat olması önem taşıyor. Mümkünse teslim öncesinde konutu bir kez yerinde görmek yararlı olur.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; hukuki, mali veya yatırım tavsiyesi değildir. Kurallar değişebildiği için işlem öncesi güncel durumu ilgili kurumdan veya avukatınızdan teyit edin.

Diğer Yazılarımız

UPTOWN projects contact image
SPOINT İLE TANIŞIN
BÜYÜK FİKİRLER SAĞLAM TEMELLERLE BAŞLAR
Bize Ulaşın
Sizi Arayalım Hemen Arayın
decorative lines pattern